Bakır Cezve / Edebiyat, Kültür, Sanat, Gündem, Mizah, Gençlik, Alıntı, Çalıntı



Bakır Cezve / Edebiyat, Kültür, Sanat, Gündem, Mizah, Gençlik, Alıntı, Çalıntı
"Ben geldim geleli açmadı gökler / Ya ben bulutları anlamıyorum / Ya bulutlar benden bir şeyler bekler" Sezai KARAKOÇ

« Önceki | Sonraki »

Pazar, Hazirane 1, 2008

-lı/-sız

Leyla Marankoz'a Teşekkürler...

Pazar, Hazirane 1, 2008

Ölü Kalem

 

                    Yasir Buğra Eryılmaz

Pazar, Hazirane 1, 2008

Ölü Kalem

 

                    Yasir Buğra Eryılmaz

Cumartesi, Mayıs 24, 2008

Merhaba!

                        

 

          Edebiyat adına pek çok şeyin söylendiği ve tam da "bir siz eksiktiniz!" diyebileceğiniz bir perşembe günü çıktık karşınıza.

 

          Sözü kelâm derecesinde söylemeye gitmeyen bir yol düşlemedik. Bildik fakat, acziyetimizi... "İsmimin baş harfleri  'acz' tutuyor" diyen üstadların edebiyatına erişiriz sanmadık, karamsar da değildik ya, edebliydik nihayetinde.

 

........

 

 

          Bugün, ar damarlarımız çatladı, edebî hayâya dâir perdelerimizi yırttık , telvesi bol kahve gibi acı; kalayı kalkmış bakır cevze gibi zehirli olmamanın, kararında öfkenin, mu'tedil hissedişlerin, illâ ki bizim edebiyatımızın kapılarını açtık.

 

İlkin internet üzerinden takip edeceksiniz bizi... En münasib zamanda da elinizle tutup, gözlerinizle görecek ve burnunuzla koklayacaksınız bakır cezvede pişirdiklerimizi...

 

!يا مفتح الأبواب    افتح لنا خير الباب

yakarışıyla ve ekser kelamdan kaçınarak: "Vira Bismillah!"

 

editör

 

Cumartesi, Mayıs 24, 2008

Çinî Deprem

doğunun çekik gözlü çocukları ağladı

merkez üssü anneler, yürekler artçı şokta

iki milyar karınca tanrıyı aşağladı

çan çin çon çun, tik tak tokta!

 

takır takır yıkıldı emitasyon kuleler

sen ağladın dünyanın bir öteki ucundan

bir batım sonrasında göz mü boyar şuleler

zindanlar beni bekler umarsızlık suçundan...

 

 

Halil İbrahim Doğramacı

Cumartesi, Mayıs 24, 2008

madem ki kahve dedik

 

Bâd-ı Yemen'le gelen muhabbet bahânesi


Gelip şevk ile iç de yan ki âşıklar gibi...


Gel, bu hane gözlerin, gönüllerin hânesi,


-Dudaklar içmedeler- ne gerek duymak sesi?!


Eyvah! Cezveyle kahve sanki âşıklar gibi...


Yasir Buğra Eryılmaz'dan stop motion edebiyatı...